Yaşasın Tatil
23 Ağustos 2007 Perşembe
Bilenler bilir, en sevdiğim tatil, arabayla bir yerden bir yere gitmektir geze geze. Birkaç yıl önce Fransa'da Nice'den Marsilya'ya gitmiştim, kıyıdan kıyıdan. Bu sene de Marsilya'dan Barselona'ya gittim yine aynı şekilde (Gerçi İspanya tarafı biraz aceleye geldi ama naparsın). Açıkgünlükte "Tadımlık Antalya" yazımda birkaç yıl önce 30 Ağustos tatiline birkaç gün ekleyip Antalya'dan Kalkan'a kadar gittiğim bir tatili yazmıştım. Şimdi bu gezilere yeni bir halka eklemek üzere yarın İstanbul'dan ayrılıyorum. İstikamet önce Bodrum (belki Çeşme'de dururum 1 gün). Oradan, kıyıdan kıyıdan, yine Kalkan. Böylece tüm o sahili tanımış, canımın çektiği yerde yüzmüş eğlenmiş oluyorum. Geçen sefer Kaputaş'da yüzememiştim. Bu sefer kesin. Yanıma bilgisayarımı alacağım. Bakarsınız arada kısa kısa tatilden de yazarım. Yaşasın yenilenmek, yaşasın tatil :)
Yazan: Deniz Tuncalp @ 9:29 PM,
,
![]()
Yeni Tasarım
Yazan: Deniz Tuncalp @ 9:06 PM,
,
![]()
Belediyecilikte Mobil İmza'ya Başlangıç
Anadolu Ajansının konuyla ilgili geçtiği detaylı haberi aşağıda bulabilirsiniz
Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, e-imzanın ardından ''mobil imza'' uygulaması başlattıklarını bildirdi. Demir, Topkapı Holiday Inn Oteli'nde düzenlediği basın toplantısında, gücün artık bilgi ve teknoloji ile ölçülmeye başlandığını belirterek, Fatih Belediyesi olarak teknolojinin nimetlerinden faydalanarak vatandaşların hayatını kolaylaştıran uygulamalara imza attıklarını söyledi.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'ndan (TÜBİTAK) sertifika talebinde bulunarak e-imza alan ve uygulayan Türkiye'deki ilk belediye olduklarını dile getiren Demir, ''mobil imzayla'' da vatandaşların belediyeye gelmeden beyan ve bildirimlerini vermelerini sağladıklarını ifade etti.
''Mobil imza'' kullanımını slayt gösterisi eşliğinde uygulamalı olarak anlatan Demir, vatandaşların işlemlerini herhangi bir ilave kart taşımadan cep telefonunu kullanarak yapabildiğini kaydetti. Mustafa Demir, ''Yüzde 100 güvenli olan ve hukuksal geçerliliği ıslak imzadan farklı olmayan bu sistemle hizmeti vatandaşın ayağına götürüyoruz'' dedi.
Bu uygulama ile vatandaşların şimdilik bilgi edinme, ihale teklifi ve bina beyanı gibi işlemlerini bilgisayarın veya internet erişimi olan cep telefonundan gerçekleştirebildiğini ifade eden Demir, önümüzdeki süreçte bu işlemlere evlilik müracaatı, imar durumu ve iş yeri ruhsatının da ekleneceğini bildirdi. ''Fatih Belediyesi'nin Türkiye'de e-imza ve mobil imzayı kullanan ilk, dünyada ise mobil imzayı uygulayan ilk, e-imzayı kullanan ise ikinci belediye olduğunu'' vurgulayan Demir, şunları kaydetti: ''Kısa sürede yaygınlayacağını umduğumuz bu sistemler kağıt üzerinde olduğu için ağır işleyen bürokrasiyi azaltacak ve basitleştirecek. Bu uygulamalarla hem vatandaşımızın işi kolaylaşmış oluyor hem de biz zamandan, emekten ve maliyetten tasarruf ediyoruz.''
E-İMZA DÖNEMİ
E-imza uygulaması ile ilgili de bilgi veren Demir, Şubat ayında sertifikasını aldıkları e-imzayı ilk olarak belediye ve banka arası ödeme gönderme emirleri yaparak kullanmaya başladıklarını söyledi. Demir, bu sayede zaman, kurye ücreti ve kağıttan tasarruf sağlandığını dile getirerek, şöyle konuştu: ''E-imza ile belediyemiz, örneğin banka işlemlerinde bizzat genel müdürlükteymiş gibi işlem yapıyor. Eski sistemde şubeye giden görevlimizin işlemi şubeden genel müdürlüğe, genel müdürlükten yeniden şubeye ve hesaba geçiyordu.
E-imza ile görevlimiz, işlemlerini masadan kalkmadan tek tuşla ve aynı anda yapıyor.'' Sistemin maliyeti sorulan Demir, her 2 uygulamanın mevcut sisteme entegrasyonunun 17 bin 500 YTL'ye mal olduğunu söyledi. ''Mobil imza'' hizmetini sunan Turkcell'in Mobil İmza Birim Yöneticisi Deniz Tunçalp de, sistemden faydalanmak isteyen vatandaşların mevcut SİM kartlarını 3 YTL karşılığında yenisi ile değiştirmelerinin yeterli olacağını belirterek, sisteme üyelik ücretinin ise imza sınırlaması olmaksızın ayda 5 YTL olduğunu kaydetti.
Mustafa Demir, bir gazetecinin ''Sistemden sadece Turkcell aboneleri mi faydalanacak?'' sorusu üzerine de, sistemin alt yapısının tarafsız olarak tüm operatörlere uygun olarak geliştirildiğini, bu hizmeti sunmak isteyen operatörlerin kendi alt yapılarında düzenleme yapması gerektiğini söyledi.
Etiketler: bilişim, mobil imza
Yazının Devamı
Yazan: Deniz Tuncalp @ 1:30 PM,
,
![]()
Dondurmam Gaymak
12 Ağustos 2007 Pazar
Bugün izlenmeyi bekleyen filmlerden Dondurmam Gaymak'ı izledim. Popüler günlerinin üstünden vakit geçtiği için çok büyük bir beklenti ile izlemedim ama DVD kapağında dahi "Türkiye'nin Oskar Adayı" altbaşlığı, insanda bir görelim bakalım hissi yaratıyordu doğrusu.
Neticede filme bayılmadım, beni etkisinde bırakmadı. Ege'li olmanın verdiği tanıdıklık hissi ile basit ve naif bir öyküyü, yerel halkin oyunculuğu ile izlemiş olduk. Filmin senaryosunu beğenmedim doğrusu. Profesyonel oyuncu olmayan halkın bir çoğunun oyunculuklarına da bayıldım. Onların naturel halleri karşısında, tiyatrocu olduğunu tahmin ettiğim başrol oyuncusunun oyunu biraz fazla teatral idi. Sürekli bir sinir krizi halinde olması beni film boyunca gerdi. Ege'nin rahatlığı, gevşekliği dondurmacı ustamıza hiç sirayet etmemiş gibiydi. Bu anlamda usta biraz falza İstanbullu geldi bana :)
Bence bu filmi vasat bırakan şey, senaryosunun yetersizliği. Film akıcı değil, etkileyici olmamış, duygulandırmıyor da. Bu hikayelerin yüzeyinde kalmaktan dolayı muhtemelen. Hem anlatılan temel hikaye, hem de film sırasında rastladığımız yan hikayeler hep yüzeysel şekilde anlatılıyor. Tiplemelerin karakteri hakkında bir fikir sahibi olamıyoruz. Roller tipleme olarak kalıyor. Dondurmacı ustanın karısı gibi karakterini ortaya dökmek için pek çok fırsata sahip olduğumuz bir rol bile "dırdırcı köylü kadın" tiplemesinin ötesine geçemiyor. Ve burada sorumluluk kesinlikle rolü oynayan kadında değil. Dolayısıyla senaryo bize dramatik örgüsü iyi çatılmış bir filmden çok tiplerle dolu bir piyes hissi veriyor. Film boyunca pek çok tip filme giriyor, çıkıyor. Bu da derinliği olumsuz etkiliyor doğrusu. Pek çok akıllı buluş, güzel replik, espri de bu tipleme resmi geçidinin içinde kaybolup gidiyor. Köylü kız çocuğu ile erkek çocuğu arasındaki romantik bakışmalardan, köyün komunistine kadar pek çok yan hikaye araya kaynıyor.
Ege hasretiyle seyirlik, iddiali ama iddianin alti tam dolmayan bir film kalıyor geriye. Kötü mü? Hayır. Eğlenceli bir seyirlik. Beklentiyi bu kadar yükseltmemiş olsa, belki daha rahat izlenecek. Hababam anasınıfı Muğla'da tadında...
Yazan: Deniz Tuncalp @ 8:40 PM,
,
![]()
Sevgili Sinead
Yıllar sonra youtube'da karşılaştım seninle yeniden.This is the last day of our acquaintance
I will meet you later in somebody's office
I'll talk but you won't listen to me
I know what your answer will be
I know you don't love me anymore
You used to hold my hand when the plane took off
Two years ago there just seemed so much more
And I don't know what happened to our love
Today's the day
Our friendship has been stale
And we will meet later to finalize the details
Two years ago the seed was planted
And since then you have taken me for granted
But this is the last day of our acquaintance
I will meet you later in somebody's office
I'll talk but you won't listen to me
I know your answer already
But this is the last day of our acquaintance
I will meet you later in somebody's office
I'll talk but you won't listen to me
I know your answer already
I know your answer already
I know your answer already
Yazının Devamı
Yazan: Deniz Tuncalp @ 5:05 PM,
,
![]()